Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye genelindeki mescitlerde okutulan Cuma hutbesinde, İslam’ın özünün barış, istikrar ve hikmet olduğu belirtilerek; dini kavramları çarpıtan, şiddeti legalleştiren aşırıcı anlayışların Müslüman topluma ziyan verdiği söz edildi.
“İslam aşırılığı reddeder” vurgusu
Hutbede, İslam’ın aşırılığı kesin biçimde reddettiği hatırlatıldı. Peygamber Efendimiz’in “Dinde aşırılıktan sakının” uyarısına yer verilirken, Kur’an’da Müslümanların “aşırılıklardan uzak, istikrarlı bir ümmet” olarak nitelendirildiği söz edildi. Bu çerçevede, dinin hikmetinden uzaklaşıldığında imarın yerini ifsadın aldığına dikkat çekildi.
Dini istismar eden kümelere sert eleştiri
Metinde, dini istismar eden yapıların kendilerini dinin tek temsilcisi üzere sunduğu; Kur’an ve sünneti bağlamından koparan keyfi yorumlarla ayrıştırıcı bir lisan kullandığı belirtildi. Şirk, tekfir ve cihad üzere kavramların cana kıymaya araç kılındığı vurgulanarak, bu anlayışların Kur’an’ın açık kararlarıyla çeliştiği kaydedildi.
“Hiç kimse İslam’ın tek temsilcisi değildir”
Hutbede, dinin sahibinin Şanlı Allah olduğu ve İslam’ı en gerçek biçimde yaşayanın Hz. Muhammed (s.a.s.) olduğu hatırlatıldı. Hiç kimsenin kendisini mutlak doğruya sahip tek merci olarak göremeyeceği, bir Müslümanı tekfir ederek iman dairesinin dışına çıkaramayacağı net sözlerle lisana getirildi.
Dijital mecralarda gençlere yönelik tehdit
Hutbenin dikkat çeken kısmında, dijital mecralarda gençlerin zihinlerini bulandırmaya çalışan ve barış dini İslam’ı şiddetle yan yana göstermeyi hedefleyen alışılmamış kümelerin artık global bir sorun haline geldiği vurgulandı. Bu yapılara karşı uyanık olunması daveti yapılarak, sahih dini bilginin ehil şahıslardan öğrenilmesinin değeri öne çıkarıldı.
DAEŞ ve gibisi yapılara dolaylı mesaj
Dini kavramları şiddetin aracı haline getiren yapıların İslam’a ve Müslümanlara en büyük ziyanı verdiği belirtilirken, kamuoyunda terör ve aşırılıkla özdeşleşen DAEŞ gibisi yapıların İslam’ı temsil etmediği bildirisi verildi.